• taç perde
  • fuar son
  • elit

Bağ budama mevsimi başladı

Son cemrenin toprağa düşmesiyle üzüm bağlarında budama işlemine başlayan çiftçiler, yoğun bir çalışma temposunun içine girdiler.

  • 13 Mart 2019 15:43
  • A
  • A

Son cemrenin toprağa düşmesiyle üzüm bağlarında budama işlemine başlayan çiftçiler, yoğun bir çalışma temposunun içine girdiler.

Midyat ilçesinde son cemrenin toprağa düşmesiyle çiftçiler, toprağı işlemeye ve bağlarını budamaya başladı. Çok sayıda üzüm çeşidi ve bağın bulunduğu Midyat’ta da çiftçiler, bağların yolunu tuttu.

Peki, en güzel bağ budaması nasıl yapılır, ağaç nasıl hazırlanır, budamanın zamanı nedir? Yıllardır üzüm yetiştiren Reyso Özdemir ve Halit Aktürk tüm bunları İLKHA muhabirine anlattı.

- "Bakarsan bağ bakmazsan dağ olur"

Üzüm veriminin son yıllarda çok düştüğünü belirten Reyso Özdemir, "Bakarsan bağ olur bakmazsan dağ olur." atasözünü hatırlatarak verim almak için bağ bakımı ve budamanın en güzel bir şekilde yapılması gerektiğini söyledi.

Özdemir, “Budamanın tam zamanıdır şimdi. Asmalar daha çiçek açmadan yapılması lazım. Asmaların da çeşitleri ve budama zamanları vardır. Ama şu şire üzümü asması için biraz vakit lazım, bir hafta sonra daha iyi olur. Budama zamanları bu şekildedir. Yani hepsi aynı anda olmuyor. Ama bugün başladı artık. Budama zamanıdır. Budama da dikkat edilecek hususlar şöyledir. İnce dalları bırakmasınlar, alttaki kökleri çıkarsınlar, kuruyan dalların temizlenmesi lazım. Budama yaparken özellikle tomurcuğun (gözü) biraz üstünden ve yatay bir şekilde kesmek gerekir. Çünkü keserken özsuyunun tomurcuğun üzerine gitmemesi lazım. Eğer giderse onu kurutur ve bu da verim kaybına neden olur. Ayrıca acemilerin kesinlikle budama yapmaması lazım. Bağı sürdün mü, bakımını yaptın mı çok güzel üzümü oluyor. Tadı oluyor. Şire (mezrone) üzümünün tadı daha hoş oluyor. Ama bakımını yapmadın mı, sürmedin mi, hani eskiden bir atasözü var 'Bakarsan bağ olur, bakmazsan dağ olur.” diye. O da doğrudur; bakımını yaptın mı çok güzel oluyor. Üzümleri oluyor, şiresi iyi oluyor. Yani her şeyi güzel oluyor. Ama bakmadın mı nohut gibi kalıyor. Verim vermiyor ve tadı da olmuyor. Bağa bakarsan, bakımını yaparsan, yüz sene seneye kadar gider. Ama bakmazsan iki senede çürür gider. Bakarsan verimli olur. Ama böyle bir külleme, şey olursa, ilaçları sen kullanırsan iyi bakarsan, onun da ilacını atarsan bayağı güzel oluyor.  İlacı zamanında atmazsan bakımını yapmazsan bozuluyor. Budama mart sonuna kadar yapılabilir. Şimdi başlıyoruz. Mart sonuna kadar bitmesi lazım. Yani çiçek açmadan yapılması lazım.” dedi.

- "Yetkililer bizimle ilgilenmiyor"

Yetkililerin çiftçilerle ve bağlarla ilgilenmediğini de belirten Özdemir,  “Midyat, Savur ve çevresindeki üzümlerin hepsinde geçen sene küllenme oldu. Hiç kimse gelip bir şey vermedi. Bize geçen sene ilaç verdiler, iki katı ücret istediler. Başka bir yere daha gitmedim. Kendi paramızla alıyoruz ve ilaçlıyoruz. Geçen sene ilaç da etki yapmadı. Tam budama mevsimidir. Ama ziraat odasından veyahut yüksek yerlerden (yetkililer) destek gelmiyor tarım için. Geçen sene hepsi yandı küllendi. Gelip yardım falan etmiyorlar. Bilgi vermiyorlar. İlaç desteği vermiyorlar. Tarımla ilgili hiç kimse gelip bakmıyor. Neden ilgilenmiyorlar bilmiyorum. Ama mutlaka ilgilenmeleri lazım.” dedi

-"Üzüm ağacına çocuğuna bakar gibi bakılmalı"

Halit Aktürk adlı çiftçi ise asma ağaçlarına eskisi gibi yeterince bakım yapılmadığı için verimin düştüğüne dikkati çekerek, “Bağcılık ile ilgili şunu söyleyeyim. Eskiye göre niye verim düşüktür. Eskiden bir ağaçtan 50 kiloya yakın üzüm alırdık. Şimdi diyorlar dört tane üzüm ağacından bir kasa çıkmıyor. Atalarımız önceleri bir bağla günlerce uğraşıyordu. Oysa bugün biz ne yapıyoruz. Baştan savma yapıyoruz ve diyoruz ki bağım üzüm vermiyor. Eskisi gibi toprak vermiyor. Toprak aynı toprak. Müdahale etmeden herhangi bir kimyasal ilaç vermemişler. Çocuğuna nasıl bakıyorsan ağaca da o şekil bakacaksın. Çocuğu nasıl seviyorsan ağacı da o şekil seveceksin, büyüteceksin. O zaman verimini de meyvesini de alacaksın.” şeklinde konuştu.